Koruyucu Aile

Diyanet İşleri Başkanlığı

Yayın Bilgileri

Yayın Tarihi 2025
Kategori İslam Nedir?
ISBN

III. Sonuç

Bu örneklerden hareketle diyebiliriz ki İslam’da kimsesiz bir çocuğa sahip çıkmak, bir yetimin başını okşamak, evini ve gönlünü yetimlere açmak, onların maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmak ibadet bilinciyle yerine getirilmesi gereken bir ahlaki sorumluluk olarak kabul edilmiştir. Bir çocuğu sahiplenmek, sadece bedeninin değil ruhunun ihtiyaçlarını da gidermek, onu önce kendisine sonra topluma kazandırmak, kendisi ve çevresiyle barışık, verimli, mutlu bir insan yetiştirmek kutsal bir görev addedilmelidir.
Koruyucu aile ile çocuk arasında bir kan bağı veya süt hısımlığı yoksa çocuğun buluğ çağına erişmesinden sonra, aile ile çocuk arasındaki ilişki, tesettür ve halvet yönünden mahremiyet kurallarına uygun olmalıdır.
Birtakım mahzurları sebebiyle dinî prensipler açısından uygun bulunmayan evlatlık müessesesiyle koruyucu aile hizmeti kimi zaman birbirine karıştırılabilmektedir. Oysa hukuki birtakım sonuçlar doğuran evlatlık müessesesiyle koruyucu aile uygulaması birbirinden tamamen farklıdır. Bu sebeple dinî hassasiyetleri öne sürerek koruyucu aile hizmetine karşı çıkmanın, merhamet, yardımseverlik, yetimi ve kimsesizi sahiplenme, bir çocuğun geleceğini kurtarma, topluma bir insan kazandırma gibi dinin önemle üzerinde durduğu erdemleri göz ardı etmek anlamına geleceği söylenebilir.
Sonuç olarak çocuğun öz ailesiyle görüşmesi ve duygusal bağının sürdürülmesi şartıyla geçici süre koruyucu aile tarafından sevgi ve merhametle himaye edilmesinin İslam dini açısından da desteklenecek bir uygulama olduğu düşüncesindeyiz. Çevremizde bizden, tıpkı Resulullah Efendimizin bir yetim çocuğa buyurduğu gibi, “İstemez misin senin annen/baban ben olayım?” (İbn Hacer, İsâbe, I, 302) sorusunu duymayı bekleyen pek çok çocuğun var olduğunu unutmamalıyız.
 

Koruyucu Aile
III. Sonuç
10:23
34:23