Koruyucu Aile

Diyanet İşleri Başkanlığı

Yayın Bilgileri

Yayın Tarihi 2025
Kategori İslam Nedir?
ISBN

IV. Protokol

2 Eylül 1990 tarihli Çocuk Hakları Sözleşmesi ile vurgulanan Koruyucu Aile Hizmetinin dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 347.maddesi ile 24.05.1983 tarih ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun 23. maddesidir. Koruyucu Aile Hizmeti 14.12.2012 tarih ve 28497 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğe uygun olarak yürütülmektedir.
Koruyucu Aile Yönetmeliği’nin yapılan yeni düzenlemeler ile 14.12.2012 tarihinde yürürlüğe girmesinin ardından, Koruyucu Aile Hizmetinin tanıtımı ve yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında yapılmıştır.
2018 yılı Aralık ayı verilerine göre Türkiye’de kurum bakımı altında hâlen 14.038 çocuk bulunmaktadır. Koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı 6.383 iken, koruyucu aile sayısı 5.222 olarak açıklanmıştır.
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı arasında imzalanan “Gönül Elçileri Projesi” de bu çalışmalardan biridir.
Türkiye Diyanet Vakfı KAGEM tarafından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı işbirliği ile 2013 yılından bu yana Koruyucu Aile Projesi başlatılmış; özellikle uygulamanın dinî yönüyle ilgili olarak muhtelif bölgelerde paneller ve bilgilendirme toplantıları gerçekleştirilmiş, ayrıca “Koruyucu Aile Olmak - Hz. Peygamber’den Günümüze Yetimlerin Himayesi- ”başlıklı kitap yayımlanarak konunun muhataplarına ulaştırılmıştır.
Bu amaçla, 14 Şubat 2015 Cumartesi günü Ankara TDV İLKSAY Salonunda “Dinî Durum ve Tarihsel Tecrübe” alt başlığı ile “Koruyucu Aile Çalıştayı” gerçekleştirilmiştir. Çalıştayın sonuç bildirgesi şu şekildedir:
1-    Son yıllarda hem çeşitli nedenlere bağlı olarak artan göç hareketleri hem de aile yapılarındaki hızlı değişimler gelecekte ailesiz büyüyecek çocuk sayısının katlanarak çoğaldığını göstermektedir. Bu bakımdan koruyucu ailelik uygulamasının, Diyanet İşleri Başkanlığının sosyal içerikli din hizmetleri çerçevesinde hikmetli bir dil ve üslupla etkin bir biçimde topluma sunulması önem arz etmektedir.
2-    Koruyucu Aile uygulamasına yönelik toplumda var olan çekince ve hassasiyetlere karşılık, nasların bağlayıcı verilerini ve fıkıh birikimini de göz önüne alarak, bizim kültür ve coğrafyamıza has yapıcı, olumlu yorumların getirilmesi pek çok sorunun çözümünü kolaylaştıracaktır.
3-    Yeni durumların ortaya çıkardığı toplumsal sorunlara cevaplar üretmek üzere İlahiyat Fakültelerinin müfredatına “sosyal hizmet uzmanı, manevi bakım uzmanı” yetiştirecek seçmeli derslerin eklenmesi alana yeni bir soluk getirecektir.
4-    Toplumda saygın bir konumu olan Diyanet ve İlahiyat camiasının, konunun dinî yönüyle ilgili olarak toplumu aydınlatmalarının ve teorik çerçevede ürettikleri katkının yanı sıra bizzat koruyucu aile uygulamasına katılarak örneklik sergilemeleri büyük öneme sahiptir.
5-    Koruyucu Aile Yönetmeliği’nin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından tekrar gözden geçirilerek Diyanet İşleri Başkanlığı ile ortak bir dil ve hizmet stratejisi belirlenmesi, Koruyucu Aile uygulamasının daha etkin bir şekilde yürütülmesi bakımından önem taşımaktadır.
6-    Koruyucu aile adaylarına Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca verilen eğitimlere ek olarak Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından da bu işin sorumluluğunu ön plana çıkaracak bir dinî eğitim verilmesi çok yararlı olacaktır.
 

Koruyucu Aile
IV. Protokol
10:23
34:23