Kendine Geç Kalma

Diyanet İşleri Başkanlığı

Yayın Bilgileri

Yayın Tarihi 2025
Kategori İslam Nedir?
ISBN

İMTİHAN BU YA!

“And olsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!”

(Bakara, 2/155)

İmtihan bu ya, hayat önümüzdeki sınav kağıdına benzer. Kim daha iyi cevaplarla bezeyecek kağıdını, kim baştan savacak. Bu sınavda herkes kendini ölçecek, biçecek, tartacak. Ne kadar dikkatini vererek özveriyle hazırlandıysa o kadar mutlu çıkacak sınavdan. Gününü gün etmiş, hazırlıksız olan ise bedbaht olacak bu sınavla. Kimileri için sınav soruları çetin olacak, kimileri için daha hâllice. Sorular zor diye dövünüp yakınmayan, en çetin soruları bile sükûnet ve rıza ile cevaplayanlar bu yolun en bahtiyarları olacak. İmtihan bu ya, aslında herkes kendi dirayetini, kabiliyetini görecek. Neye ne kadar sabredip ne kadar şükredebildiğini, nerede kaybedip nerede kazandığını. Çok şeyler öğrenerek çıkacak bu sınavdan. Her zor soru yepyeni kazanımların kapısını aralayacak, tek bir şartla isyan ve şikâyet etmeyecek...

Meksika dolaylarında çölde yetişen bir bitki türü vardır. Bu kaktüs tarzı bitkinin yapraklarında sisal denen ipeksi bir iplik bulunur ve bu lifler dokuma sanayiinde kullanılır. Bir gün bir iş adamı bu bitkiye yatırım yapmaya karar verir. Büyük bir fabrika kurar, büyükçe ve verimli bir tarlada bu kaktüsleri yetiştirmeye başlar. Kaktüsleri orada daha büyük ve daha bol yapraklı yetiştirmek için her türlü yatırımı yapar. Bol vitamin ve zenginleştirilmiş gübreler verir kaktüslere. Çabaları sonuç verir, daha iri ve yaprakları daha büyük bitkiler elde eder. Sıra yaprakların içindeki iplikleri toplamaya gelir ama ilginç bir olayla karşılaşırlar; hemen hemen tüm kaktüslerde bu lifler ya çok azdır ya da hiç yoktur. Yapraklar daha iri olmuş ama içlerindeki iplikler kaybolmuştur. İş adamı buna bir türlü anlam veremez ve büyük bir zararla fabrikayı kapatmak zorunda kalır. Sonrasında bu olayın sebebini öğrenmek ister ve bir bitki biyoloğu ile bu konuyu araştırır. Bitki biyoloğu bir iki ay kaktüsü gözlemler, inceler ve sonuçta bir rapor yazar. Raporda şu ifade yer alır: “...Bu liflerin ortaya çıkma sebebi çölün çetin ve zor koşullarıdır. Kaktüsün rahat bir ortamda yetiştirilmesi bu yeteneğini kaybetmesine sebep olmuştur…”

Bitkiler dahi semereyi mücadeleyle verir. İnsan da sabır ve metanetle olgunlaşır. En Sevgili de büyük sabır merhalelerinden geçti, en yakınım dediklerinden yaralar aldı, sıcacık kucağa muhtaç olduğu vakitlerde yetim ve öksüzlüğü yudumladı, çölde susuzluğu yaşarcasına vahye en hasret kaldığı anda fetreti yaşadı, altmış üç yıl yaşadı, hep sabrıyla kucakladı ömrünü... Sadece Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) mi, nice peygamberler, Allah dostları, Sıddıklar geçti bu çetin yollardan. Niye ben demeden... Rahmanın rahmetlerinden biridir yaşadığım nazarıyla...

Necip Fazıl’ın kaleminden süzülenler gibi bir imanla...

Sabrın sonu selamet,
Sabır hayra alamet.
Belâ sana kahretsin;
Sen belâya selam et!
Felâh mı, onda felâh,
Silah mı, onda silah
Sen de kim oluyorsun?
Asıl sabreden Allah...
Sabır incecik sırat;
Murat içinde murat.

Sabır Hakk’a tevekkül.
Sabır Hakk’a itimat.
Sabırda pişer koruk,
Yerle bir olur doruk.
Sabır, sabır ve sabır,
İşte Kur’an’da buyruk!
Bir sır ki âşikâre,
Avcı yenik şikâre.
Yalnız, yalnız sabırda
Çaresizliğe çare…

“Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde, ‘Doğrusu biz Allah’a aidiz ve kuşkusuz O’na döneceğiz’ derler.” (Bakara, 2/156)

Kendine Geç Kalma
İMTİHAN BU YA!
10:23
34:23