Kendine Geç Kalma

Diyanet İşleri Başkanlığı

Yayın Bilgileri

Yayın Tarihi 2025
Kategori İslam Nedir?
ISBN

SÖZ SÖYLEME SANATI

“Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir. Bu ağaç, Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir.”

(İbrâhîm, 14/24-25)

Söz tohum gibidir, siz sözünüzü muhatabın kalbinin derinliklerine bırakırsınız, o kök salar. Tohum neyse, köklenen dalların meyveleri de kendi nevinden olur, bire binler verir ve hayat yolunda kalbine ekilenlerle şekil alır insan evladı. Hani “İnsan, insanın kurdudur.” der Hobbes. Söz güzel olursa tam tersi vücut bulur oysa ki, Kemal Sayar’ın dediği gibi “insan insanın yurdu” oluverir. Sözler bağlar bizi birbirimize. Bu bağların nasıl olduğu, ülfet mi yoksa külfet mi doğuracağı sözün tesirinde saklıdır. Tam da bu sebepten, güzel söz sadaka olarak görülür dinimizde. Çünkü teselli eden bir dil, kardeşliği ve ünsiyeti tesis edebilir. Yüce Rabbimiz, “Kullarıma söyle: (İnsanlara karşı) en güzel sözü söylesinler. Çünkü şeytan aralarını bozar…” (İsrâ, 17/53) buyurarak bunu açık bir şekilde beyan buyurmuştur. Söz dile gelmeden, sözün neşet ettiği kalbi ziyaret eder, bundan dolayı da her sözün bir duygusu vardır. Güzel bir niyetle, doğru bir kalpten taşan söz, yolunu şaşmaz ve şeytana fırsat vermeden salimen kardeşinin gönlüne ulaşır. Teselli eder, teselli bulur. Bu minvalde kalbi güzel eylemek esastır, çünkü her zaman kap içindekini sızdırır.

En güzel sözü emanet alan, Cevâmiu’l-Kelim olan Sevgili Peygamberimiz de aynı letafeti tebliğine taşımış, bu yolda bize çok net ve samimi tavsiyelerde bulunmuştur. “Kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa ya hayır söylesin ya da sussun.” (Buhârî, Rikâk 23) ifadesiyle, sözün insana yüklediği sorumluluğu ve israf edilemeyecek kadar değerli olduğunu vurgulamıştır. İnsan konuştuklarını unutur ama unutmaması gereken bir şey vardır ki, konuştuğu her şey hesabı görülecek şekilde kayıt altına alınmaktadır. Müminin en önemli vasıflarından olan boş, amaçsız sözü terk etmeyi büyükler, “Sözün fazlası ziyan, azı vakardır.” şeklinde ifade etmişler. Vakar, edebin nişanesidir. Az sözle güzel ameller korunur ama fazla söz ziyana sürükler. Bülbülün, şahine söylediği gibi; ikimiz de kuş olduğumuz hâlde, sen padişahın sarayındasın, ben ise bahçenin dikenliğindeyim. Sen kuşları avlayıp yersin, padişahın yanında değer kazanır, muradına erersin. Kuşların sultanı olursun. Ben ise günü güne eklerim, her gece sabaha kadar gülün açılmasını beklerim. Ben uyumadan o açmaz, uyanınca açılmış görürüm. Açıldığını göremem, muradıma eremem. Diken arasında muratsız ağlarım, yüreğimi dağlarım. Şahin şöyle cevap verir. Ben bin murat alırım ama birini söylemem, sen bir murat almadan bin söylersin. Susan murat alır, öten muratsız kalır.

Sözün bir de üslubu vardır; Sadi Şirazi bununla alakalı olarak, “Üslup yanlış kullanıldığında, sözün celladı oluverir.” der. Maksadını aşar, hiç arzu edilmez sonuçlar verir. Bunun için, sözün selim olan aklın ziyaretine ihtiyacı vardır. Yutmadan önce lokmayı çiğnemek gerektiği gibi, serdetmeden önce sözü de hazımsızlık yapmayacak kıvama getirmek gerekir. Yoksa söz, hikâyede anlatıldığı üzere ya kapıdan kovdurur ya da altına boğdurur.

“Kral bir sabah uykudan uyandığında bir rüya gördüğünü hatırlar. Ülkenin en iyi rüya yorumcusunu hemen bulun getirin diye emir verir. Kral, rüyasını anlatır ve yorumcu rüyayı, ‘Kralım sizin bütün sevdikleriniz en yakın zamanda ölecekler.’ diye yorumlar. Kral, inanılmaz sinirlenir ve atın bu adamı dışarı diye bağırmaya başlar. Bana başka bir yorumcu bulun diye emreder. Ülkeyi ararlar, tararlar, başka bir rüya yorumcusu bulup, getirirler kralın huzuruna. Yorumcu, ‘Kralım, siz çevrenizdeki bütün insanlardan daha uzun ömürlü olacaksınız.’ der. Kral bu yoruma öyle sevinir ki, ona bir kese altın verir ve uğurlar.”

Sözün özü; “Biz gelmedik dava için, bizim işimiz sevda için, dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik.”, diyen gönül insanı Yunus Emre’nin de dediği gibi gönüller yapmak, gönle girmek, gönül insanı olmak gerek...

Kendine Geç Kalma
SÖZ SÖYLEME SANATI
10:23
34:23